15-03-2018 ASAYİŞ

Zengin ve şık yankesiciler !

Zengin ve şık yankesiciler !

Şık yankesiciler

İstanbul gazetesinde okunmuştur:

Geçen Çarşanba gecesi gayet güzel giyinmiş iki delikanlı yanlarında iki Alman kadını olduğu halde Kongordepa tiyatrosu localarından birinde ahz-ı mevki’ eylerler (yer alırlar). Oyunun nihayetine doğru bu iki genç -rivayetlerine nazaran lede’l-hace (ihtiyaç anında) - bir aralık refikalarını (dostlarını) locada yanız bırakarak dışarı çıkarlar ve beş dakika sonra yine avdet ederler (geri dönerler).

Oyun bittikten sonra delikanlılar refikalarıyla birlikte Gamberniyoz’un birahanesine giderler heman birer iskemle alıp ve yerleşir yerleşmez yanlarına bir polis memuru yaklaşarak Galatasarayı’na gelmeleri lüzumunu ihtar eylediğinden mumaileyhim (adı geçenler) bir aralık davet-i vakıaya (meydana gelen davete) icabet etmemek isterlerse de işin fenaya varacağını his etmeleri üzerine ister istemez ru-yı muvafakat göstererek Galatasarayı’nda Beyoğlu kumandanı saadetlu Faik Paşa hazretlerinin huzuruna çıkarlar. Daha ifadelerine müracaat edilmeden meydanda hiçbir sebep olmadığı halde tevkif edildiğinden dolayı polis memurlarından beyan-ı şikayet ederlerse de paşa-yı müşarünileyh hazretleri kendi tarafından verilen emir üzerine tevkif edildiklerini ve sebeb-i tevkifleri de bir kadından sirkat ettikleri (çaldıkları) para çantasının iadesini temin etmek maksadına mübteni (dayalı) olduğunu beyan eylemiş olduklarından bu halde efendi kıyafetinde bulunan delikanlılar böyle bir para çantası bulduklarını inkar ederler ise de müşarünileyh Faik Paşa hazretlerinin emirleri üzerine üzerleri taharri olundukta (aranınca) birisinin çorabı içinde para çantası bulunursa da içinde bir şey bulunmaz. Diğerinin ceybinde (cebinde) bir küçük altun saat ile 95 kuruş kadar bir para çıkar. Tam bu sırada delikanlıların arkadaşları olan kadınlar da Galatasarayı’na getirilir.

Evvel-i emirde kadınlar tevkiflerinden dolayı beyan-ı şikâyet ederlerse de kendilerinden bir şey sual edeceklerinden müsterih olmaları lüzumu ihtar edilir.

Faik paşa hazretleri bir şeyleri gaib olup (kaybolup) olmadığını sual eyledikte kadınlardan birisi öyle bir zayi’i (kayıbı) olmadığını söylemiş ise de diğer bir refikası madam Nina Rurubc ceyblerini aradıktan sonra derununda (içinde) bir lira-yı Osmanî ile on kuruş ufaklık ve sekiz ikilik ve bir onluğu havi (içeren) çantasının yerinde olmadığını bil-beyan (beyan ederek) çantasının rengini dahi tarif eylemişlerdir ki anın (onun) haber verdiği bu renk delikanlının çorabından çıkarılan çantanın rengiyle tevafuk eylemiştir (uyuşmuştur).

İcra edilen tahkikat (inceleme) üzerine delikanlıdan o akşam ceyblerinde yalnız on kuruş olduğu halde madam Nina’dan sirkat eyledikleri (çaldıkları) paradan kırk kuruş sarf eyledikleri anlaşılıyor.

Para çantasıyla 95 kuruş madam Nina’ya bir makbuz alarak teslim edilip sarıklar (hırsızlar) da hapishaneye ilka edilmiştir (koyulmuştur).

Meğer delikanlılar oyun esnasında dışarı çıktıkları esnada abdesthaneye giderek çanta derunundaki (içindeki) parayı taksim ederler iken bir çocuk görüp derhal polise keyfiyeti (durumu) haber vermiştir. Delikanlıların her ikisi de şehrimizde oldukça muteber familyalara (ailelere) mensuptur. Bunlardan biri şehrimiz müessesat-ı maliyesinden (mali kuruluşlarından) birinde ve diğeri Rum cemaati mekteplerinden birinde muallim olup her ikisi teba-ı devlet-i aliyeden (Osmanlı tebaasından) ve Rum milletindendir.

 


Kaynak: 15 Mart 1900 Tercüman-ı Hakikat Gazetesi

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER ASAYİŞ HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler