04-08-2018 ASKERİ

Enver Paşa'nın İçtihad Dergisine verdiği röportaj (1914)

Şehit edilişinin yıldönümü anısına....

Enver Paşa'nın İçtihad Dergisine verdiği röportaj (1914)

          Bu genç ve pür-menakib (kahramanlık hikayesiyle dolu) Harbiye nazırımızla, kar'ilerimiz (okurlarımız) içün bir mülakat icra etmek elbet bende pek muhıkk (haklı) bir arzu idi. Bundan on gün evvel sevgili ve şanlı nazırımızı ziyaret itdiğim vakit bu arzumu izhar itdim (açığa vurdum). Hatırsezane (hatıra değercesine) kabul itdi. Ve dünkü pazar irtesi günü saat birde Harbiye nezaretinde Enver Paşa ile mülaki oldum (görüştüm). Aramızda şu muhavereler (konuşmalar) cereyan itdi:


- Hidmet-i askeriyyenin (askerlik hizmetinin) iki seneye indirilmesindeki faideler nelerdir?


- Orduda bulunan bir adem (adam) memleketindeki işlerini yüzü üstü bırakmışdır. Memleketin hayat-ı iktisadiyyesi (iktisadi hayatı) bundan mutazarrırdır (zarar görmektedir). Müddet-i askeriyye iki seneye inmekle her sene silah altına alacaçığımız efradın mikdarı çoğalır. Bu suretle talim ve terbiye gören efrad az zamanda çok mikdar olur. Öyle ise hidmet-i askeriyye müddetini daha kısa yapalım diyebilirsiniz. Fakat bir nefer yetişdirmek içün iki sene müddet asgaridir yeni gelen efrad daima acemidir. İkinci senede bulunanlar ötekilerini terbiye ider. müddet-i askeriyye hakikat-i halde  (işin gerçeğinde) 20 aya kadar iniyor. Çünkü ahval-i siyasiyye (siyasi durumlar) müsaade iderse askerlere iki sene zarfında iki ay mezuniyyet virilecek. Bu suretle evlerindeki işlerinden mahrum kalmayacak yine düşünüyoruz: ahval-i siyasiyye müsaade iderse bir az daha evvel terhis idelim diyoruz. Ta ki askerlik halk içün bir yük olmasın. Memleketin umur-ı iktisadiyyesinde (iktisadi işerinde) büyük bir rahne (hasar) yapmasın.


- Hidmet-i askeriyyenin iki seneye indirilmesi ile ahalimizin terbiyye-i ilmiyye ve bedeniyyesinin seviyesi arasındaki münasebet ne suretle nazara alındı. Böyle bir ahaliden çıkan efrad-ı askeriyye, iki senede kafi terbiyye-i askeriyye iktisab idebilir mi?


- Tecrübeye göre nüferayı (neferleri) çalışdırılırsa iki sene kafi gelir. Askerlik amelidir (pratikdir).  Maamafih ilmi terbiyesi içün de hurufat (harfler) meselesini düşündük. Ordu elifbası sayesinde hiç okumak yazmak bilmeyen bir köylü neferinin on beş gün zarfında okuyub yazması imkanı temin idildi.  Askeri nizamnameler ve talimnameler ve muhaberat-ı askeriyye bu harflerle yazılmakda olduğundan terbiye-i ilmiyye az zaman zarfın da virilebilecek. Hatta ümid iderim ki ordu halkın mektebi olacak ve mektebler  kadar hidmet  idecekdir, ordu yalnız silahıyla ve harb zamanında değil hal-i hazırda da  memleketin irfanına ve iktisadiyyatına hidmet idecekdir.


- Fransa'da hidmet-i askeriyye müddeti 2 seneden 3 seneye çıkarıldı memleketimizin ahval-ı askeriyye ve iktisadiyye ve ictimaiyyesi nokta-i nazarından bunu nasıl izah ve telakki iderseniz?


- Fransızlar hazıri kuvvetlerini Almanların hazıri kuvvetleri mikdarına göre tutmaya mecburddurlar. ve bu mikdar-ı lazim içün kura suretiyle alınan efradın iki seneliğe kafi değildir. Bu sebeble Fransa askerlik hıdmetini üç seneye iblağ (çıkarmak) ile doldurmaya mecbur olmuşdur. Almanya iki sene olarak müddet-i askeriyyesini muhafaza idiyor. Çünkü kura menba'ı ordusunun mikdar-ı layıkına iblağına (ulaşmasına) kafi geliyor. Her sene kura çekerek gelen Alman askerinin mikdarı Almanya'nın hal-i hazıri de silah altında tutmaya mecbur olduğu mikdarı dolduruyor.


- "Bingazi"de bulunduğunuz zamanda irfansız (eğitimsiz) Arablardan asker yapmak hususundaki tecrübeleriniz hidmet-i askeriyye müddetini azaltmak kararınız üzerine ne suretle tesir icra itdi?


- Oraya  mahsus bir askerlik usulü ibda' itmeye (başlatmaya) mecburduk. Maamafih oradaki tecrübelerimde okuyub yazmak bilmeyen efradın az zamanda ve ameli (pratik) bir suretde terbiye-i askeriyye almaları imkanını göstermişdir.


- Tabur mekteblerindeki tecrübeleriniz ne netice verdi?


- Tabur mekteblerindeki tecrübeler mucib-i memnuniyyetdir. Çalışılınca, malumat-ı diniyye, ziraiyye ve sıhhıyye pek ala öğretiliyor. Asker, ziraatı tamamen pratik olarak görüyor. Kıtaat içinde faide-i ziraiyye ve iktisadiyye temin idiyor. yeni ve fenni usülde ziraat mukaddematını (balangıç bilgilerini) ) da öğrenmiş bulunuyorlar.


- Terbiye-i askeriyye virecek heyet-i talimiyyenin  mikdar ve ahvali ne merkezdedir? üç sene zarfında  asker yetişdirmek için mukteza (gerekli) heyet-i talimiyyenin aded ve mikdar-ı himmeti şimdi daha çok olmak lazım olmaz mı?


- Üç sene ne emek sarf idilecekse iki senede de biraz daha ziyade emek sarfıyla nefer pek ala yeetişdirilebilir.


- Alman zabitlerle zabitlerimiz ve efrad arasındaki münasebet ne merkezdedir. Alman zabitler, Almanca bilmeyen zabitanımızla ve efrad ile nasıl müfahemede bulunurlar?


- Alman zabitler yavaş yavaş türkçe öğreniyorlar. öğrenmemiş olanlar türk yaverleri vasıtasıyla meramlarını anlatıyorlar.


- Tahsisat-ı fevkalade isteyecek misiniz? ne kadar isteyeceksiniz? 4 milyon lira tasarrufu nasıl yapacaksınız?


- Tahsisat-ı fevkalade isteyeceğiz. Bir çok şey gaib iderek içinden çıkdığımız bir harbden sonra tahsisat-ı favkalade istememiz zaruridir. Fakat bunda da ilk evvel düşüneceğimiz esliha ve cebhanemizin ikmalidir. Sair hususatda da fevkalade tasarrufa riayet ideceğiz. 4 Milyon tasarrufu ise ordunun hazıri mevcudiyeti mümkün mertebe tenkıs iderek, yeni teşkilatımız mucibince az zabit kadrosuyla çok efrad idare itmek ve bir çok lüzumsuz kumanda yerlerini ve mevki'lerini kaldırmak suretiyle, lüzumsuz bir çok masarifatı lagv iderek icra ideceğiz. mesela yalnız harbiye nezaretinde evvelce hemen sekiz dane ferik vardı. Bugün onların vezaifini ve, daha dinç bir suretde binbaşılar yapıyor. vakıa takaüd idilenler de maaş alıyor ama bir defa aldıkları maaş her halde muvazzaf olarak aldıkları maaşın nısfı kadardır. bu feriklerin yerine umumiyetle binbaşılar ve bazen kaimmakam, miralay konmuşdur. ve heyet-i umumiyyesi itibarıyla ordunun kadrosu zabit adedi itibarıyla artırılmamışdır.


- Mekatib-i umumiyyenin terbiye-i askeriyyede hıdmetini temin için maarif nezaretine ne gibi teklifler de bulunacaksınız? bu hususda meclis-i maarifde tedriat-ı askeriyye ile mütevaggil (meşgul olan) zevatdan aza bulunmasını isteyecek misiniz?


- "Gençlik terbiyesi" namıyla bir nizamname yapdık. Şura-yı devlet tedkik idiyor. Bu nizamname çıkdıkdan sonra bütün maarif mekteblerine, talebeyi askerlikce yetişdirmek için darülmüalliminlerden başlayarak her mektebe lüzumu kadar zabit, küçük zabit, silah ve cebhane vireceğiz. Ta ki buradan yetişecek müallimler, gitdikleri yerde aynı suretle talim ve terbiyede bulundunlar... Maarif Nezaretinin meclis-i maarifinde asker aza bulundurmaya lüzum yok. Çünkü maarif nezaretiyle daima temasdayız.


- Hidmet-i askeriyye ifası için kışlalara toplanan efrad okuyub yazmakdan ve hesabdan başka şeyler öğretmeyeceksiniz. Bilhassa ibtidai ve ameli malumat-ı sıhhiyye virdirmeyecek misiniz?


- Yukarıda söylediğim gibi zirai, sıhhi terbiyeler de viriliyor;  ordular zayıf olarak gelen köylü efrad için "sanatoryum" halini kesb idecek. Oraya çürük gelecekler köylerine sağlam döneceklerdir. Eskisi gibi çürük gelenler sönüb gitmeyecekdir. Vucudlarını yıprandırmayacağız. Malumat-ı sıhhıyeyi, hem nazari olarak vireceğiz hem de kendi vucudları üzerinde ameli olarak ğreteceğiz. Kışlamızdan birini ziyaret iderseniz bu hususda kanaat hasıl idersiniz.


- Ecnebi ordularında vefayat mikdar ve nisbeti ile ordumuzdaki vefayat mikdarının çokluğu sebebleri hakkında tahkikat yapdırıyor musunuz. yapdırdı iseniz tahkikatın neticesi ne oldu? 


- Şimdiye kadar esaslı istatistik yokdu. Şimdiki halde mevcud istatistikler, tabi'i bir halde bulunmadığımızdan bizde hakiki ilim hasıl itdiremez. Çünkü orduya dahil idilmiş ve esaretde avdet itmiş efrad pek zaif ve maluldur. Yunanistan'da yalnız bir mahalde bulunan yirmi sekiz bin esirimizden ancak on bini ber-hayat kalmış, yalnız on bini dönmüşdür. Bu kadar fena şerait altında yani yirmi sekiz bin kişinin on sekiz binini öldürecek kadar ahval ve şerait altında yaşamış olarak avdet iden efrad pek zaif düşmüş. Ve her hastalığı almaya hazır bulunuyor. Bununla beraber harbin zevalinden sonra almaya başladığımız istatistik raporları gerek hastalık, gerek vefayat mikdarının tedricen azaldığını gösteriyor. mesela bu ay içinde "Edirne"de bir fırka efradından 105 kişi hastahanededir. Halbuki bir ay evvel aynı fırkadan 128 kişi hastahanede vefat itmişdir. Dimek ki Nisanın bu gün yirmisi olcağına nazaran yigirmi gün zarfında hiç bir vefat vakı' olmamışdır.


- Bedel-i nakdi meselesinde mutalaanız nedir? küçük zabit mektebi açılmışdı. Bu mekteblerden ordu merkezlerinde de açmak fikriniz yok mu. Bundan ne derece istifade idildi? orduda izrasını tasavvur itdiğiniz ve şimdiden söyleyebileceniz ıslahat var mı, varsa nelerdir?


- Bütün efrad-ı vatanın terbiye-i askeriyye görmesi esas ittihaz idilmiş ve kura muamelesi sadeleşdirilmiş olduğundan bedel-i nakdi başka bir şekle ifra' idilmişdir. Küçük zabit mekteblerinin faidesi var. Yalnız onların maaşı on iki senelik bir müddet için şehri yalnız 200 guruş idi. Şimdi her beş senede bir, maaşına yüz guruş zam itmek ve bus suretle altı yüz guruşa kadar yani bir mülazım-ı sani maaşına kadar çıkarmak için bir kanun yapıyoruz. ve küçük zabit ne mikdar maaş almakda iken çıkarsa kendisine mülkiyede aynı maaşla memuriyyet bulmak için, harbiye nezareti diğer nezaretler nezdinde tavsiyede bulunacak ve bunlardan "yemen", "asir", "hicaz" gibi, kura efradı mahallerinden alınmayan memleketlerdeki kıtaata, yalnız orada bulunduğu müddetce zabit olmak ve avdet itdiği zaman yine küçük zabit kadrosuna avdet itmek üzere gitmek isteyen küçük zabitleri zabit yapub göndereceğiz.


***


                Bu on iki sualin cümlesine cevab virilmiş olduğundan şanlı ve genç nazırımızın lutufkar ve mütevazi' uzanan elini sıkarak ve yürümekde vatana ve milletin istikbal ve istiklaline müteallık (bağlı) taze, ve zinde dar ümidlerin asılmış olduğunu hissederek ayrıldım. Bu taze ümidleri, hükümet-i hazıraya bu müteceddid (yenilenen) ve müteeyyid (kuvvetlenen) itimadı kar'ilerime (okurlarıma) büyük bir seha ve itimad ile tevzi' idiyorum (dağıtıyorum). Bu suretle tevzi' devam itdikce bende kalan ümid ve itimad tevzi' ve taammüm (genelleşme) nisbetinde artacakdır.


Doktor Abdullah Cevdet                                                                       İçtihad Dergisi 24 Nisan 1330 (1914)


Kaynak: İçtihad Dergisi 24 Nisan 1330 (1914)

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER ASKERİ HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler