03-07-2017 ASKERİ

At arabası boğaza uçtu

BİR ARABANIN DENİZE GİTMESİ

At arabası boğaza uçtu

BİR ARABANIN DENİZE GİTMESİ

                Evvelki gice saat dört kararlarında Rum ili hisarında kayalar nam mahalde bir araba müşterileriyle beraber denize gitmiştir. Arnabud (Arnavut) karyesinde (köyünde) Aya nofride mukim (ikamet eden) Ermeni cemaatinden sarraf Hamparsum Ağa ve Rum ili hisarı sakinlerinden müsafiri gümrük memurlarından Burusa’lı Con Efendi zevcesiyle çocuğu leyle-i mezkurede saat iki buçukda karye-i mezkure sakinlerinden Yorgi’nin arabasına rakiben hisara gitmekdeler iken esna-yı rahide (yolculuk esnasında) Haydar Beg’in sahilhanesi pişgahında (önünde) bulunan çeşme önünde fenerlere mum dikmek üzere arabacı tarafından araba durdurulmuş ve o esnada vürud iden (gelen) bir kelbden (köpekten) hayvanlar ürküb araba ile denize gitmişlerdir.

                O aralık herkes hanelerine çekilmiş ve boğaz içi sahillerine mahsus olan sükûn ve sekinet tamamıyla etrafı istila itmiş olduğu cihetle birden bire işidilen ve olay-ı felaket herkesi şaşırtmışdır. Gicenin ka’r-ı zalamı (karanlığın derinliğinde) içinde tekerliklerin çıkardığı gürültüyü müteakib etrafa aks iden tarraka-i sukut (düşme gümbürtüsü) bahusus kadınların feryad-ı canhiraşı bütün etrafda bulunanları birkaç saniye içerüsünde oraya cem’ itmişdir (toplamıştır).

                Ahali kemal-i haşiyetle rıhtıma toplandığı sırada görülen manzara hilaf-ı memul fevkalade müellim bir suretde bulunmakdan ziyade adeta teselli-bahş (teselli verici) bir halde idi. Kazazedeganın (kazazedelerin) cümlesi orada sahilin kenarına tutunarak etrafından istimdad ediyorlardı (yardım istiyorlardı). Yalnız meydanda bulunmıyan bir şey varsa o da araba ile hayvanlardan ibaret idi ki bunların ziyai (kaybı) bittabi o kadar haiz-i ehemmiyet değildir. Kazazedelerin ifadesine göre araba rıhtımdan aşağı yuvarlandığı sırada nasılsa kapak açılmış, bunlar da kendilerini denizin dalgaları arasına atmışlardır. Araba birkaç saniye suyun üzerinde kaldıkdan sonra hayvanlarla denizin ka’rına (derinliğine) inmişdir. Vehle-i evlada (ilk anda) kadınların halinden ziyade aralarında bulunan bir çocuğun manzara-i nevmidanesi (kederli manzarası) bais-i rikkat (acımaya sebep) oluyormuş. Yavrucak suya düşmesini müteakib validesinin kolları arasına atılarak artık hiçbir söz söylemeden imdadlarına gelenlere elini uzatmışdır.

                Dün sabah arabanın denizden çıkarılması içün bir çok taharriyat icra edilmiş ise de bundan maattesadüf hiçbir semere hâsıl olamamışdır. Kazazedegan derhal o civarda bulunan nafia nezareti ticaret müdürü Hacı Mühib Beg efendinin yalısında müsteciren (kiracı olarak) ikamet iden erbab-ı hamiyyet tarafından içeri alınarak kendilerine sıcak menku’lar (içecekler) içirmek, çamaşırlarını değişdirmek gibi tedabir-i sıhhıye ile cümlesi bir mevt-i muhakkakdan kurtarılmışdır. Kazazedeler hisarda bulunan hanelerine gitmek zere arabaya Arnabud (Arnavut) köyünden binmişlerdir. Alındıkları yalıda bir müddet istirahat eyledikden sonra hanelerine nakl olunmuşdur.


Kaynak: 3 Temmuz 1900 İkdam Gazetesi

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER ASKERİ HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler