Site Sağ Reklam Alanı  200x400

28-09-2019 GÜNDEM

1894 İstanbul Depremi

1894 İstanbul Depremi

         Dünkü gün saat beşe çaryek (çeyrek) kalarak şehrimizde evvela hafifçe bir hareket-i arz (deprem) hissedilmesini müteakip gayet şiddetli bir darbe ile her taraf sarsılmaya başlamıştır. Hareketin istikametine dair mümkün mertebe hâsıl edilen tahmine ve bazı asarın delaletine göre zelzele, cenub-i şarkiden (güneydoğudan) şimal-i garbiye (kuzeybatıya) ve aşağıdan yukarıya doğru vuku’ bulmuştur.

         Hareketin hîn-i vukuʽunda (oluş anında) şehrimizde gün doğuşu rüzgârı hübûb etmekte (esmekte)  ve derece-i hararet dahi ızdırab vermeyecek derecede bulunmakta idi.

         Hareket-i şedide takriben on, on iki saniye kadar devam etmiştir.

         Deniz gayet rakid (durgun) olduğu halde vapurlar birden bire şiddetli bir dalgaya tesadüf ile inip çıkmaya başladığından rakip olanlar (yolcular) bu halin neden ileri geldiğini bilemeyerek korkmuşlardır. Muahharen şehrimizin her cihetinden cesim bir toz bulutu havalandığını gören erbab-ı vukuf bir zelzele olduğunu haber verince denizin o suretle dalgalanmasının sebebi anlaşılmıştır.

         İzmit körfezine doğru bil-umum sevahil ile Kadıköyü ve Üsküdar ve Tophane ve Samatya ve Sarayburnu cihetlerinde deniz hareket-i şedidenin tesiriyle evvela bir hayli müddet çekilmiş ve sonra da karaya doğru ilerlemiştir.

         Şiddetli hareketin vukuʽundan takriben bir çaryek sonra yekdiğerini müteakip dört defa daha hareket vukuʽ bulduğu gibi akşama yakın bir sırada yani dokuza çaryek kala ve on birde dahi tekrar birer hareket-i arz hissolunmuştur.

         Şiddetli hareketin vukuʽunu müteakip kadın erkek, çoluk çocuk herkes hanelerini, meskenlerini, dükkânlarını, mağazalarını bırakarak sokağa çıkmışlar ve akşama kadar sokaklarda vakit geçirmişlerdir. Geceleri dahi birçok ahali sokaklarda vakit geçirmişlerdir.

        Hareket-i arzın (depremin) şehrimizde en ziyade şiddet gösterdiği yer Sultanahmet’ten ta Edirnekapısına kadar olan sırt üzerindeki emâkin (mekânlar) olup fakat ebniye hasaratının kısm-ı küllisi Fatih, Edirnekapısı, Topkapı ve Balat cihetlerinde görülmüştür.

        Hareket-i arz esnasında ıssız adalardan birisinin haylice çökmüş olduğu dahi rivayet olunuyor.

        Emâkin-i umumiyeden en ziyade hasar-dîde olan yerler olmak üzere Çarşı-yı Kebir’i, Bab-ı Seraskeri’nin büyük kapısı üzerindeki kubbeyi, Sultanahmet’ten oraya kadar olan birçok kargir hanlar ile oradan ileriye doğru mevcut bulunan bazı kargir binaları ve bazı cevami-i şerifeyi ve Sultanselim civarındaki Darüşşafaka binasını taʽdad edebiliriz (sayabiliriz).

       Sirkeci istasyonu civarındaki cami-i şerifenin minaresi şerefesine kadar münhedim olduğu gibi Sirkeci iskelesi önünde tûlen (uzunluk olarak) kırk iki metreye kadar yer yarılmış olduğu görülmüştür.

       Hareket-i arzın hîn-i vukuʽunda beyne’l-halk (halk arasında) hâsıl olan havf (korku) ve dehşeti tarif eylemek hiç kimse için mümkün olur şeylerden değildir.

      Cenab-ı Kadir-i Mutlak Hazretlerinin böyle bir hal-i dehşet-i iştimali bir daha insanlara göstermemesini kemal-i huzuʽ ve ibtihal ile eltaf-ı perverdigarîsinden temenni ve istirham eyleriz.

      Hareket-i müthişeden duçar-ı harabî olmuş olan ebniye-i cesimeye gelince Sirkeci’den bed’ ile (başlayarak) ta Edirnekapısı’na kadar olan yerlerde görülen haşarat ber-vech-i ati (aşağıda olduğu gibi) beyan ve taʽdad olunur (sayılır):

 

      Yeni Cami’i Şerif’in iki minaresi üzerindeki külahlar hareket-i şedidenin tesiriyle cenub-i şarkîden şimal-i garbîye doğru ilerlemek üzere yerlerinden oynamışlardır.

      Rüsumat Emanet-i Celilesi büyük kapısından Köprübaşı’na gider iken sağ tarafta kargir ve ahşab birçok ebniyenin yıkılmak derecesini bulduğu görülmüştür.

      Sirkeci civarında Edirne Oteli’nin cephe ciheti dahi yıkılmıştır. Sirkeci’den bir taraftan Babıali Caddesi ve diğer taraftan Sultan Hamamı tarikiyle yukarıya çıkılınca her cihette sakfları (tavanları) kısmen yıkılan hanelerin enkazı, münhedim olan duvarların taşları görülmektedir.

     Sirkeci istasyonunda kâin Emir Cami-i Şerifi minaresi yıkıldığı sırada ezan okumakla meşgul bulunan bir çocuk Cami-i Şerifin sakfı (tavanı) üzerine düşmüş ve cenab-ı Hakkın savn-ı samedanisi (korumasıyla) hiçbir tarafına bir şey olmayarak salimen aşağıya indirilmiştir.

     Çarşı-yı Kebir dâhilini re’y’ül-ayn görmek kabil olamamıştır. Zira hareket-i şedidenin vukuʽunu müteakip kaçan kaçabildikten sonra kapılar kapanmıştır. Lakin kaçanların ifadesine göre çarşının Nur-ı Osmaniye kapısı tarafındaki kemeriyle Bat Pazarı kapısı civarındaki kemerin kısmı, yağlıkçılar tarafı, Çadırcılar kapısı ciheti yıkılmıştır. Kuyumcular Çarşısı kemeri ile cihat-ı sairesinde münhedim olmuş olan yerlere dair badehu alınacak malumatın neşri tabiidir.

     Divanyolu’nda Süleymanpaşa Hanı ve Tavukpazarı’nda birçok yerler münhedim olmuştur.

     Çarşı derunuyla cihat-ı sairede yıkılan yerlerde nüfus telefatına dair henüz malumat-ı sahihe alınamamıştır.

     Bayezid civarında Vezneciler’e gidecek tarikin sağ köşesinde bulunan Sabuncu Hanı’nda gayet metin olan duvarı aşağıdan yukarı doğru ortasından çatlamıştır.

     Zeyrek'te Vefa Caddesi’nde Arabacıbaşı Cami-i Şerifi minaresi, Vefa Cami-i Şerifi minaresinin alemi, Unkapanı’nda iskele başında müceddeden inşa kılınan cami-i şerifin minaresi külahı dahi yıkılmıştır.

     Tavukpazarı’nda Yemeniciler çarşısı dahi hemen kâmilen denilecek surette yıkılarak bazı eşhas mecruh olmuşlardır.

     Çarşı-yı Kebir dâhilinde Bodrum Hanı ve Kellekesen Hanı’nda bazı mahalleri ve daha bazı mahaller münhedim olarak gerek esnaf ve gerek ahaliden bazı kimseler enkaz altında kalmıştır. 

     Bunlardan dün akşama kadar otuz nüfus vücudlarının bazı yerleri az ve çok mecruh ve zedelenmiş oldukları halde tahlis edilerek müdavat-ı lazimelerine ibtidar kılınmış ve on nüfus kadar da meyyiten çıkarılmıştır.

     Gedikpaşa, Kadırga, Kumkapı ve Yenikapı’da bazı ebniyeler kısmen münhedim olmuş ise de nüfusça telefat yoktur. Langa’da Rum kilisesi civarında bir hane kâmilen yıkılmış ve bir kadın ile bir çocuk telef olmuştur.

     Langa’da daha pek çok hane ve dükkânlar gerek kâmilen ve gerek kısmen münhedim olmuş ve bir hayli kesan mecruh olmuştur.

     Divanyolu’nda ve Okçularbaşı’nda birçok haneler kısmen münhedim olmuştur.

     Bayezid’de Hasanpaşa Hanı ittisalindeki Sakızlının fırını kamilen yıkılmış ve içinde bulunan hamurkarlardan beş altı kişi enkaz altında kalarak telef olmuştur.

     Koska’da Papazoğlu Medresesinin sakfı (tavanı) çökerek camiinin şerefeden yukarısı dahi yıkılmıştır.

     Samatya’da pek çok hane ve dükkânlar yıkılmış ve hayli ebniye sakatlanmış olduğu istihbar kılınmıştır.

     Topkapı’da Gaziahmetpaşa Cami-i Şerifi kâmilen münhedim olduğu gibi yine o civarda birçok haneler gerek kısmen ve gerek kâmilen münhedim olmuştur.

     Edirnekapısı Camii Şerifinin minaresi yıkılmış ve müezzini vefat etmiştir.

     Yine Edirnekapısı’nda bir demirci dükkânı kâmilen yıkılıp derununda bulunan bir Ermeni enkaz altında kalıp vefat etmiştir.

     Yenibahçe’de Gureba Hastahanesi’nin siper duvarı yıkılıp hademeden biri epeyce cerihadar olmuştur. Hastahanenin bazı duvarları çatlamış ve hastalar bahçeye çıkarılmıştır.

     Dünkü gün hariçten mecruh olarak bera-yı tedavi mezkûr hastahaneye on dört kişi getirilip yaraları sarılarak salıverilmiştir.

     İstanbul’da Demirkapı mahallesinde kâin Ahmetpaşa Cami-i Şerifi minaresinin kubbesi münhedim olmuştur.

     Zelzelenin vukuʽunu müteakip otuz bir kadar mecruhîn Bab-ı Vala-yı Zabtiye’den arabalar vasıtasıyla Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye irsal olunarak etıbba-yı hazikadan ve mekteb-i mezkûr muallimlerinden Miralay izzetlû Hayrettin ve Kaimmakam Cemil Beyefendiler ile Doktor Mösyö Marjeri ve Doktor Mösyö Nikol tarafından müdavat-ı lazime icrasıyla bazıları ikametgâhlarına gönderilmiş ve bazıları da elân taht-ı tedavide bulunmuştur.

     Bayezid Cami-i Şerifi’nin kubbesi üzerinden bazı taş ve tuğla parçaları dökülmüştür. Saraçhane başında Mimar Ayas Cami-i Şerifi minaresi şerefesine kadar mündehim olmuştur.

     Mahall-i mezkurde Hüseyinpaşa Mektebi kısmen münhedim olarak Kemal isminde bir çocuk ağırca mecruh ve yedi yaşında bir kız enkaz altında kalmıştır.

     Diğer çocuklar salimen tahlis edilmiştir. Hocapaşa hamamının kubbesi yıkılmış ise de lehülhamd nüfusça hiçbir sakatlık olmamıştır.

     Atik Zabtiye Dairesi’nde bir mahal yıkılarak bir kişi enkaz altında kalıp vefat etmiştir.

     Demirkapı’da Nöbethane çeşmesinde küçükağa Hamamı kısmen münhedim olmuştur.

     Yine Demirkapı’da birçok hane ve duvarlar kısmen münhedim olmuş ise de nüfusça lehülhamd hiçbir zayiat yoktur.

11 Temmuz 1894 Sabah Gazetesi


Kaynak: 11 Temmuz 1894 Sabah Gazetesi

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler